HİKÂYEMİZ

BEBEK'İN SABAH SESSİZLİĞİYLE AKŞAM KALABALIĞINI AYNI MASADA BULUŞTURMAK

NUMA’nın adı, Latince numen kelimesinden ilham alıyor. Biz bu isimde görünmeyen ama hissedilen bir güç bulduk: Bir yere girdiğinde seni karşılayan, “Burada iyi hissediyorum” dedirten o sıcak enerji.

NUMA’yı böyle bir yer hayal ederek kurduk. Kahveni alıp soluklanabileceğin, sevdiğin biriyle uzun uzun sohbet edebileceğin, bazen de yalnızca kendine vakit ayırabileceğin bir yer.

Çünkü bizce her kahvenin bir ruhu var. Onu özel kılan, kahvenin tadı kadar birlikte geçirilen zaman, edilen sohbetler ve burada biriken güzel anlar. NUMA’nın hikâyesi, sen içeri girdiğinde devam ediyor.

Bebek'te bir güne hoş geldiniz.

BURADA SAATLER BİRBİRİNE BENZEMİYOR

Sahilde yürüyen de, toplantıya yetişen de, hiçbir yere yetişmeyen de aynı sokakta buluşuyor. Menüyü bölmememizin ve salonu tek bir kalabalığa göre kurmamamızın sebebi bu.

Ekmeğimizi kendi fırınımızda, granolamızı kendi mutfağımızda yaparız. Kahvemizi tek tek demler, tabağı acele ettirmeyiz.

AZ ŞEYİ İYİ YAPMAK

Kahvede tek bir kavurucuyla çalışıyor, küçük partiler alıyoruz. Günün ilk kahvesiyle son kahvesi arasında fark olmasın istiyoruz.

Menüde markanın adını taşıyan tek yemek Numa Sunrise. Sabahın ilk saatinde de günün son saatinde de aynı iştahla yenebilecek bir tabak arıyorduk; menünün geri kalanı ondan sonra şekillendi.

Fırınımızdan çıkan ekmek yalnız masaya gelmiyor; sabah pişen somunları evinize de gönderiyoruz.

Ekmek siparişi için buraya tıklayın.